Türkiye’de; her şehrin, her yerleşim biriminin tarihi bir özelliği vardır. diyebilirim ki bu yönüyle ülkemiz açık hava müzesi görünümündedir. Onun için her yıl, her mevsim binlerce turist gelmekte, bir çok insan yurdumuzu ziyaret etmektedir.
Bir Konyalı olarak, Konya’yı zaman zaman sizlere anlatmak, Konya ile ilgili anekdotları sıralamak istiyorum. Konya’yı ziyaret etmeden, görmeden, insanlarıyla sohbete girmeden, tarihi mekanlarını dünya gözüyle bir kez olsun adım adım tetkik etmeden bir kanaate varamazsınız. Boşuna dememişler: “Gez dünyayı, gör Konya’yı” diye.
İşte size kısa da olsa Konya hakkında bilgiler;
Benim Şehrim
Gel de özleme sen bu diyarı,
Her yeri ayrı güzeldir kardeş,
Gedavet rüzgarı, Meram çayı,
Çayırbağı suyu, dutlu pınarı,
İnsana hayat veriyor kardeş.
Dillerdeki lezzetler,
Şivelerdeki zevkler,
Dost canlısı herkes,
İnsanı bağlıyor kardeş.
Bir yanda ulu Mevlana,
Her yönden ses verir insana,
Bir çok nebi var bir baksana,
Burası huzurlu yer kardeş.
Caddesi temiz, yolları temiz,
Gelene; güler yüz, tatlı dil,
Hoşgörü, sevgi, halk buna ehil,
Veliler otağı burası kardeş.
Medreselerin ikamet yeri,
Kültürün göz bebeği,
Selçuklu’nun başkenti,
Doyamıyorum buraya kardeş...
Kazım Öztürk
Bekledim Seni
Beklemek insana çok zor geliyor,
Baktım trenden dostlar iniyor,
Konya istasyonunda bekledim seni.
Dostlarla, sırdaşlarla hemhal oldum,
Kah ağladım, kah neşe doldum,
Konya istasyonunda bekledim seni.
Beklerken herkese selam verdim,
Hal hatır sordum, sevgiler derdim,
Konya garajında bekledim seni.
Her bekleyiş bir kavuşma,
Beklerken kimseyle dövüşme,
Alaaddin tepesinde bekledim seni.
Konya; veliler otağı, nebiler şehri,
Her yeri yemyeşil, yiğitler şehri,
Mevlana'da bekledim seni.
Camilerinde namazlar kıldım,
Dua ettim, niyazlar kıldım,
Kapı camiinde bekledim seni.
Çarşısı, pazarı ucuzdur buranın,
Dertlere şifa katar havası Meram'ın,
Tavus babada bekledim seni.
Havası güzel, insanı yiğit,
Konyalının dilinden düşmez öğüt,
Konya’da bekledim seni.
Her yıl Mevlana töreni yapılır,
Binlerce insan buraya takılır,
İhtifallere bekledim seni.
Sevgi yumağı, şefkat seli,
İnsanlık zirvesi, dostluğun eli,
Mevlana sevgisinde bekledim seni.
Yurdumun her yeri erenler dolu,
Hangisine sarılırsan bulursun yolu,
Ülkemin her köşesinde bekledim seni.
Kazım Öztürk
Selçuklu’ya başkentlik yapmış, binlerce tarihi esere sahip, kültür, turizm, tarih, dinî yaşantı, edebiyat.... konularında kendini kabullendirmiş, Belediye çalışmaları, sosyal aktiviteler, yaşanabilir bir kent... imajı sergilemiş büyük şehir durumundaki Konya’mız, tarihten gelen bir misyonla görevini yapmaktadır.
Konya denilince akla, öncelikle Meram gelir. Tabii mesele sadece Meram’la bitmez. Ardından; Sille, Çatalhöyük, Kilistra.... ve akla gelmedik sayısız tarihi ve kültürel zenginliklerle insanı karşılar. Bu zenginliklerde insan kendisini kaybeder. Tarih sahnesinde bir gezinti yapmanın hazzını tadar. Edebiyat ve kültür mirasını görmenin mutluluğunu yaşar.
Konya’yı; büyük mutasavvıf, gönüller sultanı Mevlana Müzesinden başlayıp, Sultan Selim Camii, tarihi ve kültürel eserlerle dolu Yusuf Ağa kütüphanesi, Şems-i Tebrizi Camii ve Türbesi, Şerafettin Camii, İplikçi Camii, Alaaddin Caddesi, Alaaddin Tepesi, Alaaddin Camiindeki Sultanlar Türbesi, Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese, Kazım Karabekir Caddesi, Zafer, Form, Hoca Hasan Camii, Sadreddin Konevi Camii ve Türbesi, Meram Yeni Yol istikametinden, SSK Bölge Hastanesi yanındaki sokak içinde Mevlana’nın çağdaşı ve müridi Ateş Bâz-ı Veli, Meram Yaka yolu birleşeni arasında Turut, Cemel Ali Camii ve Türbesi, Meram son durakta; bir çok çay bahçesi, dinlenme tesisi, orman, yeşilin tonları, Belediyenin yeniden dizayn etmeye çalıştığı, Konyalıya yaraşır mekanlar... Tavusbaba Camii ve Türbesini... gezerseniz, Konya hakkında bir miktar bilgi sahibi olursunuz. Bir miktar diyorum, çünkü Konya bu değil.
Bir de Konya’yı akşam üstü Akyokuş’tan seyretmeli! Sanki yıldızlar yere dökülmüş, Konya caddelerini süslüyor. Gök yüzü masmavi rengiyle Konya’ya şemsiyelik yapıyor. Üzerine kirlilik, çamur, leke bulaşmasın, kültürüne halel gelmesin, tarihi yok olmasın diye adeta titriyor!
Konya’yı iyi tanımak lazım. Konya deyince; Selçukluya başkentlik yapması dışında her alanda kendini ispat etmenin, bir açık hava müzesi olmanın, bağrında bu kadar çok değerli insan barındırmanın mutluluğunu yaşar.
Konya’ya: “Belde-i Muhayyere” dedirten mesele bu olsa gerektir.
Konya’mız; Veliler, Peygamberler diyarıdır. Dünya kurulduğundan beri yer yüzüne 124.000 veya 224.000 peygamber gelmiştir. Bunlardan bir kısmının mezarı da Konya’mızdadır.
Konya’da yattıkları bilinen Peygamberlerin isimleri ve yattıkları mezarlıkların bir kısmı varlığını korumakta olup, bir kısmının yerleri kesin olarak bilinmemekle birlikte, sadece peygamber isimleri kayıtlara geçmiştir.
Bilinen ve kayıtlara giren bir çok peygamber medfundur bu şehirde. Mevlana’nın Konya’yı tercih edişinde bunun önemi vardır sanırım.[1] (15 ağustos 2009)
--------------------------------------------------------------------------------
[1] ÖZTÜRK, Kazım; “Konya’da Dini Hayat” Nüve Kültür Merkezi, Kasım 2008










