Samimi müminler Allah’tan korkan, Allah’ı büyük bir aşkla seven, Allah’ın sınırlarını koruyan ve O’nun koruması altında olan insanlardır. Yaşamları boyunca Allah’ın hükümlerine titizlikle uyar, O’na boyun eğer, tavsiye ettiği ve beğendiği ahlakı sergilerler. Müminler, içinde bulundukları durum ve ortama göre farklı tavırlar sergilemezler, oturmuş bir karaktere sahiptirler.
Allah’a ve O’nun kendileri için yarattığı kadere büyük bir saygıyla boyun eğen müminler, O’ndan gelen her musibetin ardında bir hikmet ve hayır olduğunu bilirler. Yaşadıkları her olayı en sevdikleri varlık olan Allah’ın onlar için özel yarattığını bilmeleri, herşeyi sevinç ve neşeyle karşılamalarına sebep olur. Başlarına gelen hiçbir olay onları karamsarlığa, mutsuzluğa, öfkeye sürüklemez, her an tutarlı davranışlar sergilerler.
Kısacası hiçbir şey müminin moralini bozmaz. Kader gerçeğini kavramış bir mümin, hata yaptığında da üzüntüye kapılmaz ve kendisi tam olarak göremese de, ardında bir hayır ve hikmet olduğunu bilir. Hatayı yaptıranın da Allah olduğunun şuurundadır ve Allah’ın bu hata ile kendisine bir hatırlatmada bulunduğunu bilir.









